Duyurular

now browsing by category

 

1 Mart 2016 – 1 March 2016 – SBS Radio Podcast


SBS-RADIO-TURKISH

SBS Turkish Radio Podcast – 1 March 2016 Tuesday

Australian Ataturk Cultural Centre president Ömer Can Şirikçi informs on their new project for the International Women’s Day on 8th of March, a Special Video Message Project.

SBS-RADIO-TURKCE

SBS Turkçe Radyo Podcast – 1 Mart 2016 Salı

Avustralya Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Ömer Can Şirikçi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü düzenlenen Özel Video Mesaj Projesi konusunda bilgi veriyor.


8 March Womens Day Video Message Invitation EN


8 March Womens Day Video Message Invitation TR


12615749_10206771560980642_7867813607964434321_o

12473747_1056522011064551_494404873021972432_o


Nâzım Hikmet’i, 51’inci Ölüm Yıldönümü Anma Programı

Değerli arkadaşlar

Dünyaca ünlü şairimiz Nâzım Hikmet’i, 51’inci ölüm yıldönümünde anmak üzere Kültürel Paylaşım Sydney adlı kuruluşumuz bir gece düzenlemiştir. Şairimizin şiirlerinin ve şiirlerinden bestelenmiş şarkıların seslendirileceği geceye giriş ücretsizdir. Gecede, Soma maden kazası mağdurları için de yardım toplanacaktır.

Anma gecesinin tarihi, saati ve yeri şöyledir:

6 Haziran, Cuma

Akşam saat 8.00

CFMEU Sendikası Binası

12 Railway Street

Lidcombe

Daha fazla bilgi için: 0416 191 753

AŞKIN BARAN

turkishyorum@ozemail.com.au

11 Sunbeam Ave. Croydon NSW 2132 Australia

Ph: (02) 9799 1753 – Mob: 0416 191 753

Screen Shot 2014-05-29 at 9.18.30 am

T.C. SİDNEY BAŞKONSOLOSLUĞU * DUYURU * 2014 Yılı Cumhurbaşkanı Seçimi “Yurtdışı Seçmen Kütüğü” Adres Beyanı

TC-Sydney

Tarih: 23/05/2014                                                                                 Sayı: 2014/45

2014 yılında ülkemizde yapılacak Cumhurbaşkanı seçimlerinde Avustralya’da oy kullanmak isteyen vatandaşlarımızın adres beyanlarını yapabilmelerini teminen Başkonsolosluğumuz personeli 25 Mayıs 2014 Pazar günü Kandil Programı öncesinde saat 17.00’dan itibaren Auburn Gelibolu Camii’nde hazır olacaktır.

“Yurtdışı Seçmen Kütüğü”nde kayıtlı olmayan vatandaşlarımızın oy kullanabilmeleri için, adres beyanlarını yaptırmaları, kayıtlarında eksik ya da yanlış bilgi bulunanların adres beyanlarını düzeltmeleri gerekmektedir.

Adres beyanında bulunmak isteyen vatandaşlarımızın T.C. Nüfus Cüzdanlarını yanında bulundurmaları önem taşımaktadır.

Vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur.

T.C. Sidney Başkonsolosluğu

T.C. SİDNEY BAŞKONSOLOSLUĞU * DUYURU * 2014 Yılı Cumhurbaşkanı Seçimi İçin Avustralya’da Oy Kullanma Tarihleri Belli Olmuştur

TC-Sydney

Tarih: 19/05/2014                                                                                    Sayı: 2014/41

2014 Yılı Cumhurbaşkanı Seçimi İçin Avustralya’da Oy Kullanma Tarihleri Belli Olmuştur

Önümüzdeki dönemde Türkiye’de gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın da oy kullanabilmeleri mümkün  olacaktır. Bu çerçevede, aşağıdaki hususların dikkate sunulmasında yarar görülmektedir.

Türkiye’de gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 10 Ağustos 2014, seçimin ikinci tura kalması durumunda ise ikinci oylama 24 Ağustos 2014 tarihinde yapılacaktır.

Avustralya’da yaşayan vatandaşlarımızın, 2014 yılı Cumhurbaşkanı seçiminde oy kullanabilecekleri tarihler ise aşağıdaki gibidir:

1. Tur Seçim Tarihi: 31 Temmuz-2 Ağustos (üç gün)

Gerekmesi halinde

 2. Tur Seçim Tarihi: 17-19 Ağustos 2014 (üç gün)

Yurtdışında yaşayan seçmen niteliğine sahip vatandaşlarımızın seçim döneminde oy kullanabilmeleri için “Yurtdışı Seçmen Kütüğü”ne kayıtlı olmaları gerekmektedir.  “Yurtdışı Seçmen Kütüğü”nde yer almanın tek yolu “adres beyanı”nda bulunmaktır.

Vatandaşlarımız, evvelce adres beyanında bulunmuşlarsa, Yurtdışı Seçmen Kütüğü’ne kayıtlı olup olmadıklarını, seçim döneminden önce mutlaka Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın İnternet sitesinden (http://www.ysk.gov.tr/ysk/YurtDisiSecmenSorgu.html) kontrol etmelidirler.

Örnek Sayfa görüntüsü aşağıda verilmiştir.

Not: İnternet üzerinden yapılan sorgulama akıllı cep telefonlarından da yapılabilir. İnternet sitesinden akıllı cep telefonları için program yükleme servislerine ulaşılabilir.Screen Shot 2014-05-19 at 6.38.48 pm

Sorgulama sonucunda eğer kayıtlı iseniz aşağıdaki örnek sayfada olduğu gibi T.C. Kimlik Numaranız, Adınız ve Soyadınızın bulunduğu sonuç sayfasına ulaşacaksınız. Yurtdışında oy kullanma hakkına sahipsiniz demektir.

Screen Shot 2014-05-19 at 6.38.25 pm

Eğer sorgulama olumsuz olursa ve kayıtlı değil iseniz, aşağıdaki örnekde gösterildiği gibi sorgulama sonucuna ulaşacaksınız. Yurt dışında oy kullanma hakkına sahip değilsiniz ve kaydınızı yapmanız gerekmektedir.

Screen Shot 2014-05-19 at 7.28.10 pm

Yurtdışında yaşayan ve seçmen niteliğini taşımakla birlikte, Yurtdışı Seçmen Kütüğü’nde kayıtlı olmayan vatandaşlarımızın adres beyanlarının yapılması için veya kayıtlarında eksik ya da yanlış bilgi bulunan vatandaşlarımızın adres beyanlarının düzeltilmesi için;

i) Başkonsolosluğumuza şahsen müracaatla “Adres Beyan Formu” doldurmaları, veya;

ii) T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün İnternet sitesinden (http://www.nvi.gov.tr/Hakkimizda/Projeler,Aks.html?pageindex=11) indirebilecekleri Yurtdışında Yaşayan Vatandaşlarımız İçin Adres Beyan Formu-B’yi (ön ve arka sayfa) eksiksiz doldurduktan sonra, nüfus cüzdanlarının önlü/arkalı fotokopisiyle birlikte posta yoluyla Başkonsolosluğumuza göndermeleri gerekmektedir.

Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlarımız İçin Adres Beyan Formu (FORM B – Ön Sayfa)

Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlarımız İçin Adres Beyan Formu (FORM B – Arka Sayfa)

Görev bölgemizde ve “Yurtdışı Seçmen Kütüğü”nde kayıtlı olan vatandaşlarımızın sözkonusu seçimlerde oy kullanabilmeleri için Başkonsolosluğumuz tarafından nerede sandık kurulacağı ayrıca duyurulacaktır. Vatandaşlarımızın T.C. kimlik numarasını taşıyan nüfus cüzdanı veya pasaportlarını ibraz ederek oy kullanmaları mümkün olacaktır.

İhtiyaç duyulması halinde vatandaşlarımız “0466 888 032” numaralı Başkonsolosluğumuz telefonuna seçimle ilgili sorularını yöneltebilirler.

Vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur.

Talat Paşa Komitesi – “Soykırım Yalanları” Ortak Paydamızda Birleşelim

talat-pasa-komitesi-logo-new

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

Bir işte başarılı olmak için

  1. Ciddi
  2. Dürüst
  3. Kararlı
  4. Tutarlı
  5. Bilgili
  6. Çalışkan

olmak gerekir.

Emperyalist yalan “Sözde Soykırımlar” palavralarına karşı mücadelemizde bizde bu 6 unsur var.

Yaşadığımız son gelişmeler bizleri dünya parlementolarınca alınmış “sözde soykırım” kararlarının bir bir geri alınacağı günlere getirmiştir.

Buna 8 Mayıs 2013 tarihinde NSW Parlementosundan geçen önerge de dahildir.

Bu konuda 17 Aralık 2013 tarihindeki “Perinçek” davasından sonra herhangi bir gelişme olmuş mudur?

Evet, olmuştur. “ORAN Kararı”

Nedir bu “Perinçek Kararı” nı izleyen “ORAN Kararı”?

Kamuoyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Aralık sonunda aldığı “Perinçek-İsviçre” kararını ağırdan ağırdan tartışmaya çalışırken, Fransa’dan gelen ikinci bir haber Türkiye’nin elinin ne kadar güçlenmiş olduğunu gözler önüne serdi.

Yaşadığı Fransa’nın Lyon-Villeurbane kentinde Yeşiller Partisi’nden yerel politikaya atılınca, Ermeni diyasporası ile karşı karşıya kalan Sırma Oran adındaki soydaşımız ( Prof. Baskın Oran’ın kızı) kendisine ağır hakaret eden Ermeni diyasporasının önemli isimlerinden Laurent Leylekyan’a açtığı tazminat davasını kazanmış, karar Leylekyan tarafından temyiz edilmişti. Daha sonar gelen haber, tecilli hapis ve 4 bin 500 Euro para cezasına çarptırılan Leylekyan’ın temyiz davasını da kaybettiğini kamuoyuna duyurdu.

Sırma Oran-Martz, 2008 yılında Yeşiller Partisi’nden yerel seçimlerde aday olmuş, Yeşiller, Sosyalist Parti (PS) ile ittifak yapınca PS’li Belediye Başkanı Jean Paul Bret, Oran-Martz’ı kendi listesine alması için ‘Ermeni soykırımını tanıması” şartını getirmişti. Bunun üzerine adaylıktan çekilen ve Belediye Başkanı’na “ayrımcılık yaptığı iddiasıyla” dava açan Sırma Oran hakkında Laurent Leylekyan, yöneticisi olduğu France-Armenie dergisinde sert bir yazı kaleme almıştı.

Leylekyan, kaleme aldığı yazıda “Soykırımı kabul etmeyen tüm Türkler’in insanlığın utancı olduğunu, toplumdan ayıklanmaları gerektiğini, Sırma’nın Ankara ajanı, inkâr politikası sözcüsü ve insanlık dışı bir şahıs” olduğunu öne sürmüştü. Bu ifadeler üzerine Leylekyan’a da dava açan Sırma Oran, Paris Adliyesi’nde görülen ilk kademe mahkemede açılan davayı kazanınca, karar Leylekyan tarafından temyiz edilmişti. Temyiz mahkemesinin kararına göre , Leylekyan, aynı suçu 5 yıl içinde bir kez daha işlerse hapse girecek. Leylekyan ayrıca, Sırma Oran’a tazminat ödeyecek.

Sırma Oran’ın mücadele ederek kazandığı dava, yurtdışındaki Türklere örnek olacak niteliktedir. Daha da önemlisi, birbirini izleyen mahkeme kararlarının ortaya çıkardığı gerçektir. Paris Temyiz Mahkemesi’nin Leylekyan’ın mahkumiyetini onamasından, Fransa Anayasa Konseyi’nin Şubat 2013’de “Soykırımın inkarı”nı cezalandıran yasayı iptal etmesinden ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Doğu Perinçek’in “ifade özgürlüğünü” kısıtladığı için İsviçre’yi mahkum etmesinden sonra, Dunyadaki Türklere ulu orta “soykırım” suçlaması yöneltme devri sona ermiştir.

Buna Avustralya’da ki Türkler de dahildir.

“Gerçek” rüzgarı “Yalan” rüzgarını bastırmaya başlamıştır.

Bunlar Turkiye’ye yönelik büyük karalama kampanyasının çökmeye başladığını, buna karşın başarılarımız karşısında kuduran Ermeni Diyasporasının yeni saldırılara (özellikle 2015’te) başlayacağını gösteriyor.

Artık, bundan böyle, değil Meclislerden yeni “soykırım kararları” çıkartmak”, meclislerce alınmış kararların bir bir geri alınacağı günlere gelinmiştir, yeter ki “soykırım yalanları” ortak paydamızda birleşelim.

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

Saygılarımızla,
TALAT PAŞA KOMİTESİ – Avustralya Temsilciliği

ARMENIAN GENOCIDE IS AN INTERNATIONAL LIE

main-left-ataturk-en

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

main-left-ataturk

DUYURU – VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI

ERCAN-ER-Vefat-ve-bassagligi-ilan-4-5-2014

Talat Paşa Komitesi – İki Farklı Stratejik Hedef

talat-pasa-komitesi-logo-new

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

Taktik adımlar, stratejik bir hedefe yönelen yoldaki basamakları oluşturur. Dolayısıyla taktik bir siyasal çıkış, nihai bir sonuç gibi “kendi içinde” ele alınamaz. Önemli olan, stratejik süreç içindeki konumudur. Her basamak, yeni basamakların yolunu döşer. Onun için belirlenmesi gereken, bir taktik adımın hangi yeni basamaklara ulaşılmasını imkân dahiline soktuğudur.

‘Dokuz dilde taziye’nin hizmet ettiği hedef

Erdoğan’ın 24 Nisan’a ilişkin “dokuz dilde taziyesi” hangi stratejik hedefe yöneliktir? “Ermeni Soykırımı Yalanı”, emperyalist sistemin bir aracıdır. Hizmet ettiği stratejik hedef, Cumhuriyetimizin temelini gayrimeşru ilan edip, milli devletimizi zaafa uğratmaktır.

Tehcir, 1915’te Ermeni çetelerine karşı cephe gerisinin güvenliğini sağlamak için alınmış zorunlu bir önlemdir. Bu güvenlik sağlanmasaydı, Çanakkale Müdafaası olmazdı. Mehmet Akif’in Çanakkale Şehitleri şiiri olmazdı. Ekim Devrimi’ni olanaklı kılan koşullar oluşmazdı. Ama en önemlisi Kurtuluş Savaşımızın başarısı ve Cumhuriyet Devrimimiz belirsiz bir tarihe ertelenirdi. Bugün 24 Nisan’ı meşrulaştırıp, tehciri “insanlık dışı” ilan etmek, vatan savunmasını gayrimeşru ilan etmek demektir. Bugün ülkemize yönelik bölücü girişimlere karşı mücadelede milletimizi ikircik içinde bırakmayı amaçlamaktadır.

Obama’nın ezberi

“Ermeni Soykırımı Yalanı”nın, Türkiye’nin NATO üyesi olduğu “Soğuk Savaş” döneminde uzun bir süre “askıda tutulmuş” olması, bu yalanın esas kaynağı açısından anlamlıdır. Diplomatlarımıza yönelik ASALA terörünün 1970’lerin sonunda başlaması tesadüfi değildir. Bu dönem, hem Türkiye’nin NATO’ya rağmen gerçekleştirmiş olduğu Kıbrıs Harekatı’nın hemen ertesidir, hem de ABD’nin Ezilen Dünya’nın milli devletlerini bölme ve toptan tasfiye etme hedefini güden “küreselleşme harekatı”nın hemen öncesidir.

Erdoğan’ın “taziye iletisi”, kimileri tarafından “ezber bozma” olarak göklere çıkarılmaktadır. Oysa bu ileti, Obama’nın “Meds Yeghern” (“Büyük Felaket”) ezberinin uyarlanmış bir kopyasından başka bir şey değildir. Bu iletiyi ABD ve Batı’da “olumsuz” karşılayanlar da, “olumlu” karşılayanlar da aslında aynı gerekçeye dayanmaktadır. Diaspora, “Ama hâlâ soykırım demedi” derken, ABD Dışişleri Sözcüsü, “Bunun, gerçeklerin tam, dürüst ve adil şekilde kabul edilebileceğine yönelik olumlu bir işaret olduğuna inanıyoruz” demektedir. Her ikisi de tutumlarını, yol haritası üstünde bir sonraki basamağa göndermeyle dile getirmektedir.

‘Taziye’nin zamanlaması

Üstelik bu “taziye”, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Sayın Doğu Perinçek’in açtığı davada, “Ermeni Soykırımı yalandır” demeyi yasaklayan İsviçre aleyhine karar verdiği koşullarda gündeme getirilmiştir. Talat Paşa Komitesi’nin Sayın Rauf Denktaş önderliğinde Batı merkezlerinde yürüttüğü savaşımı taçlandıran bu başarı, “Ermeni Soykırımı Yalanı”na karşı mücadelede bir dönüm noktasıdır. Mücadelenin özünde vatan savunmasının meşrulaştırılması yatmaktadır. Erdoğan’ın “taziye iletisi”, Türkiye adına kazanılmış bu başarının uluslararası düzlemdeki etkilerini silmeye yöneliktir. ABD’nin gözüne girme çabasıyla soykırım savlarına yapılan bir hayat aşısıdır. Ülkemizin kendini savunma gücüne darbe indiren bir adımdır.

İki farklı stratejik hedef

Ermeni yurttaşlarımızla gönül ve kader birliğimiz ancak hakikatler temelinde, bağımsız ve başı dik bir Cumhuriyet çerçevesinde pekiştirilebilir. Soykırım yalanına güç veren her tutum, aramıza sokulan yeni bir kama işlevi görür. Ermenistan’la da, diğer komşu ülkelerimizle de, Batı ülkeleriyle de olan ilişkilerimizin normalleştirilmesi bugün yakıcı bir gereksinimdir. Soykırım yalanına güç veren her tutum, bu ilişkilerin mevcut anormalliğini pekiştirmekten başka hiçbir şeye yaramaz. Çünkü normal ilişkiler ancak birbirinin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı, karşılıklı saldırmazlık ve iç işlerine karışmama, eşitlik ve karşılıklı yarar temelinde kurulabilir.

Bugün ülkemizdeki siyasal tutumları ayrıştıran etken, birbirine taban tabana zıt iki stratejik hedeftir. Bunlardan biri, Atatürk Devrimi’nin tasfiyesiyle milli devleti yıkıma uğratılmış, her türlü bölücülük ve dış müdahaleye karşı savunmasız hale getirilmiş bir Türkiye’dir. Diğeri de, yeniden Atatürk Devrimi yoluna girerek devrimini tamamlamış, köken ve inançları ne olursa olsun eşit yurttaşların milli birliğine dayalı, “Yurtta barış, dünyada barış”ı kendine ilke edinmiş bağımsız ve başı dik bir Türkiye’dir. Günümüzde atılan her siyasal adımın değerlendirilmesinin ana ölçütü, bu iki stratejik hedeften hangisine hizmet ettiğidir.

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

Saygılarımızla,
TALAT PAŞA KOMİTESİ – Avustralya Temsilciliği

ARMENIAN GENOCIDE IS AN INTERNATIONAL LIE

main-left-ataturk-en

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

main-left-ataturk

Talat Paşa Komitesi – Duyuru – 28 Nisan 2014

talat-pasa-komitesi-logo-new

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

30 yıl önce bugün 28 Nisan 1984 tarihinde ASALA teröristlerinin hedefinde evlerinden işlerine gitmek için ayrılan T.C. Tahran Büyükelciliği Sekreteri Sadiye YÖNDER ve esi Işık YÖNDER vardı.
Uğradıkları silahlı saldırı sonucu ne yazık ki Işık YÖNDER yaşamını yitirdi. Işık Yönder’e Tanrı’dan rahmet diliyoruz.
isik-yonder Her yıl 24 Nisan günü dünyanın dört bir yanında “soykırım” yalanlarıyla ortaya çıkan Ermeni Diyasporasını ve onların borazanı politikacıları görüyoruz.
Peki ama neden 24 Nisan?  Çünkü 24 Nisan “Tehcir (zorunlu göç)”ün başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Ermeniler, tehciri soykırımın nedeni olarak görürler. Onlar için “tehcir” demek “soykırım” demektir.  Tehcir’i tüm dünyaya “gayri-insani” yani insanlık dışı olarak anlatmaya çalışırlar.
Gerçekte öylemidir?
Tehcir, Ermenistan’ın ilk başbakanı Ovannes Kacaznuni’nin belirttiği gibi “Türkiye’nin vatan savunmasıdır”.
Ermeni sorunu için 1915 koşullarında tek ve en insancıl çözüm olan tehciri insanlık dışı görenler ya Taşnak ve Hınçak Ermenileridir yada Ermeni işbirlikcileri.
Ermeniler ne istemektedir? Sonuçta Türkiye’den “parcel parcel” toprak… Bunu da İngilizcede şöyle formule ederler;
Propaganda for Armenia + Recognition + Compensation Enquires + Land
Yani “Soykırım propogandası +Parlementolar tarafından tanınma +Tazminat +Toprak”.
Peki ama tazminat ve toprak istemenin kararını dünya parlementoları mı verir? Tabii ki hayır.
Aynı bir kişinin başka bir kişiden tazminat istemesindeki anlaşmazlılklarda nasıl hükmü, hukuk verirse, toplumlararası anlaşmazlıkları da uluslararası hukuk çözer.
Hukukun işlemesi için ”ispat” gerekir. Yani Ermeniler “soykırım” iddialarını ispat etmek durumundadırlar, arşivleri ve tarihsel kanıtları kullanarak.
Soykırımın emperyalist bir yalan olduğunu çok iyi bilen Ermeni diyasporası hukuk yolundan kaçar ve dünya parlementolarını yanıltarak kendilerini haklı gibi göstermeye çalışır, bunda da kısmen başarılı olur.
Fakat bu boş bir çabadır. Dünyanın tüm parlementoları Ermeni tezini desteklese bile son sözü “hukuk” söyler.
Hukuk, 17 Aralık 2013’te Lozan’da kararını vermiştir.
İsviçre Parlementosu’nun Ermeniler lehine aldığı karar TALAT PAŞA KOMİTESİ tarafından bozdurulmuştur. Doğu Perinçek’in AİHM’de kazandığı zafer dünyanın tüm mahkemelerine örnek niteliktedir. Parlementoların yanlış aldığı kararlar eğer hukuk yoluna başvurulursa geçersiz sayılır çünkü Lozan’da alınan karar bir örnek oluşturur.
17 Aralık 2013 tarihinde T.C.’nin eli şimdiye kadar hiç olmadığı kadar güçlenmiştir. Bunu AKP hükümetinin Dışişleri bakanb Ahmet Davutoğlu “bu Ermeni davasında bir milattır” diyerek onaylamıştır.
Fakat bu kozumuzu Avustralya da dahil her yerde kullanmak ve Ermeni Diyasporasını kendi yalanlarında boğmak varken, ilk önce Mr Obama’nın onayından geçen konuşmasında AKP hükümetinin başbakanı tehciri insanlık dışı olarak tanımlamaktadır.
Oysa Balkanlardan ve Kafkasya’dan Anadolu’ya olan Türk ve Müslüman göçlerindeki ölümler ve acılar Ermeni tehcirindekinden kat kat fazladır.
Bu talihsiz konuşmaya şaşırmamak gerek çünkü bizler 8 Mayıs 2013 sonrası NSW Toplumla İlişkiler Bakanı Victor Dominello ile görüşmeye gittiğimizde kendisi bize demişti ki “Siz neden 8 Mayıs önergesinden rahatsız oluyorsunuz anlamıyorum, bakın ne güzel T.C. Başbakanı Ermeni sorununu anlıyor”.
Evet, KEK’i (Kürt açılımı, Ermeni açılımı, Kıbrıs açılımı) hazırlayıp servis etmekle sorumlu BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) eşbaskanı Türk tezini hiçe sayıp tehciri gayri-insani ilan etmiştir.
Bu arada yalancı diyaspora NSW’de boşmu durmaktadır?
Hedefleri “NSW Parlementosu” dur. Butun etkinlikleri buna göre yaparlar.
Yunanistan Büyükelçisi yanına Sydney Başkonsolosunu ve Yunanistan’dan gelen 2 diplomati alıp NSW Parlemento başkanını ziyaret etmiş ve “8 Mayıs nede güzel oldu, devamını bekleriz” niteliğinde görüş belirtmiştir.
Ermeniler ise şehit diplomatımız Kemal Arıkan’ın katilinin akrabasını NSW Parlementosunda konuşturma girişimindedirler. Daha önce de “Lizbon 5’lisi” diye katil teröristleri Avustralyalı yetkililerin önünde “kahraman” ilan ettikleri gibi.
Çok acıdır ki bizlerin sayı olarak ortalama her hafta bir diplomat şehidi varken, şehit akrabalarını getirip burada konuşturamıyoruz…  AİHM’de lehimize alınan kararı bile ilgili akademisyenleri ve hukukcuları getirip NSW Parlementosuna  anlatmaktan aciziz. Eğer Lozan’daki bu karar Ermenilerin lehine çıksaydı herhalde gökkubbeyi aşağıya indirirlerdi.
Ermeni diyasporası Fransa Cumhurbaşkanının desteğine ve T.C. Başbakanının taziyelerine bakıp tozpembe hayallere kapılmasın…
Bu hayallerin pembesi gidecek, tozu kalacak…
Çünkü hukuk bizden yanadır, çünkü

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR.

Saygılarımızla,
TALAT PAŞA KOMİTESİ – Avustralya Temsilciliği

ARMENIAN GENOCIDE IS AN INTERNATIONAL LIE

main-left-ataturk-en

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

main-left-ataturk

Talat Paşa Komitesi – Duyuru – 8 Nisan 2014

talat-pasa-komitesi-logo-new

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

8 Nisan 1982 günü ne oldu?

Monarşik diktatorlüğü yıkıp, yerine özgür, demokratik, laik ve parlementer bir rejime sahip Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Yüce Önder Atatürk’un eserine sahip çıkma uğruna 32 yıl önce bugün 8 Nisan 1982 tarihinde anavatanımızdan binlerce kilometre uzakta, Ottawa/Kanada’da Ticaret Müşavirimiz Kani GÜNGÖR’e alçak Ermeni terör örgütü ASALA pusu kurarak saldırdı.
Bu saldırıda ağır yaralanan 26 yaşındaki bu genç diplomatımız ömrnün kalan bölümünü felç olarak geçirdi.  29 Ocak 2008 Salı günü hayata gözlerini yumdu ve ardından bir ömür dolu mücadelesi ile anıldı. Devlet töreniyle uğurlanan eski ticaret müşaviri Kani Güngör, arkasında örnek olacak bir yaşam ve hukuk mücadelesi bıraktı.

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in cenazesinde “Türkiye’nin dış ticaret hacmine baktığımız zaman yaklaşık 7-8 milyar dolardı. Bugün 280 milyar doları aşıyorsak onlar sayesinde sağladık” dediği eski ticaret müşaviri Kani Güngör, hayatı boyunca yılmadan mücadele etti.

Saldırı sonrasında insanüstü bir başarı göstererek tekerlekli sandelyeyle duruşmalara katılan Güngör teröristlerin mahkum olmalarını sağlamıştı. 

kani-gungor“ERMENİ  SOYKIRIMI  ULUSLARARASI  BİR  YALANDIR” diyen bizler inaniyoruz ki Türkler ile Ermeniler aynı coğrafyada  yüzyıllarca barış içerisinde yaşamışlardır. 1915 ve sonrasında gelişen olaylar Batılı Emperyalistlerin tahriklerinin sonucu olarak gerçekleşmiştir. Her iki taraf da büyük acılar çekmiştir.  Batı “Sözde Soykırım” iddialarını, kendi emperyalist amaçları için kullanarak sürekli gündemde tutmaktadır.

Sıradan Ermeni halkı ile kin ve nefret üzerinden siyaset yapan Ermeni Diyasporası arasında büyük fark vardır.

Her Türk aydını bu farkı kavramak zorundadır yoksa emperyalist devletlerin oyununa gelmek çok kolay olur.

Aynı şekilde her Türk aydını 1915-1923 yılları arasındaki süreci, Kurtuluş Savaşımizı ve Ermeni İsyanını çok iyi incelemek ve anlamak  durumundadır. Bunların iyi bilinmemesi Atatürk ve Ermeni meselesi hakkında okumuş insanlarımızın bile cahilce davranmalarına yol açar.   

Bu bağlamda, ASALA’nın masum insanlara karşı “Ermenilik” adına yaptığı katliamları 1982 yılında Taksim Meydanında kendini yakarak protesto eden ve ne yazik ki kurtarılamayan Artin Penik isimli Ermeni vatandaşımızı saygıyla anıyoruz.

Bakin Büyük Atatürk ne diyor;
“Türkler tarafından Ermeniler aleyhinde katliam, uydurulmuş rivayetler ve daha önce yayılmış bir takım yalan ve iftiralardan ibarettir. Bunların kat’iyyen doğru değildir. Bu hakikatin belgelendirilmesi için tarafsız heyetlerin memleketimizde kemal-i serbesti ile icra-yı tahkikat eylemelerini memnuniyetle kabul ederiz.”

Bizim amacımız gerçeklerin ortaya çıkmasıdır. Ermeni Diyasporasının her yıl 24 Nisan’da dünya parlementolarında piyasaya surduğu yalanların son bulmasıdır.

Gerçek “ERMENİ  SOYKIRIMI  EMPERYALİST  BIİ  YALANDIR”  şeklindedir  ve bu  arşivler incelenerek tarihciler tarafindan eninde sonunda ortaya çıkarılacaktır.   

Avustralya’da da Ermeni yalanlarına geçit verilmeyecektir.

Saygılarımızla,
TALAT PAŞA KOMİTESİ – Avustralya Temsilciliği

ARMENIAN GENOCIDE IS AN INTERNATIONAL LIE

main-left-ataturk-en

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

main-left-ataturk

Talat Paşa Komitesi – Duyuru – 9 Mart 2014

talat-pasa-komitesi-logo-new

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

Bundan tam 31 yıl önce bugün,  9  Mart 1983 günü ne oldu?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Yugoslavya Büyükelçisi Galip BALKAR ve şöförü Necati KAYAR yolda giderlerken kendilerini izleyen ASALA üyesi terorist Ermeniler tarafından pusuya düşürülüp ağır yaralanmışlar ve ne yazık ki 2 gün sonra aşağıda resmini gördüğünüz Türk milletinin bu seçkin evladı Galip BALKAR kurtarılamayarak şehit olmuştur.
Ayrıca bu hain teröristler (Kirkor Levonyan ve Raffi Aleksandir Elbekian) olay yerinde genç bir öğrenciyi de öldürmüş, 2 masumu da ağır yaralamışlardır.  Yakalanan teröristler sadece 20 yıl hapis cezasına çarptırılmışlardır.

galip-balkarGalip BALKAR   1936 – Olmedi,  Kalbimizde Yasiyor….
Allah sehitimizin ruhunu sa’ad etsin…

Lütfen aşağıdaki linki izleyiniz ve izlettiriniz.
http://www.youtube.com/watch?v=DUsT09w1ExY

Bugün dünyada Türkiye aleyhine sürdürülen propagandaların başında şüphesiz Ermenilerin “Sözde Soykırım” yalanları gelmektedir. Ermeni Diasporasının bu yalanlarında başarı sağladığı bir gerçektir zira bugün kendileri birer soykırımcı olan devletlerin parlamentoları sözde soykırımı tanımak için birbirleriyle yarışmaktadırlar.
Türk Genci’nin kendi tarihini ve atalarını “soykırımcı” olarak tanıması hedefleniyor ve Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin zora girmesi ve Ermeni iddialarını kabul etmesi ve ardından yüklü tazminatlar ödemesi, son olarak da Ermenilerin “Hak ettikleri(!)” toprağı Ermenistan’a vermesi öngörülüyor.
İşte bizim amacimiz bu yalanlarla mücadele etmektir.

ERMENİ SOYKIRIMI EMPERYALİST BİR YALANDIR fakat 1915’li yıllarda her iki tarafında çok büyük acılar çektiği bir gerçektir.
İşte Türk tezi olan bu gerçek dünyaya anlatılmalıdır.
Türk tezinin ilk somut kazanımı 17 Aralık 2013 tarihinde Lozan’da olmuştur.
Tarihte soykırımın el kitabını yazan, soykırımın ustası olanlar Ermeni Taşnaklardır, Ermeni Hinçaklardır…
Ermenilerin bizimle ilk tanışması 1018’de Çağrı Bey’in Van gölü çevresine yerleştirdiği Türklerle olmuştur. Bu tanışmadan sonra bin yıllık ilişkiler malum… Hep katledilen, öldürülen, tecavüze uğrayan, arkadan vurulan biz olmamıza rağmen hiç konuşmadık, .
Tarihimiz boyunca Ermenilerin Türklere yaptıkları “SOYKIRIM” ları üç bölümde inceleyebiliriz:

  1. Osmanlı’nın çöküş döneminde başlayan, batı destekli soykırımlar (1915 olayları),
  2. 1973 yılında Los Angeles’te başlayan ve diplomatlarımızı hedef alan ASALA’nın soykırımı,
  3. Ermenistan’ın Azerbaycan’ı işgali sırasında Ermenilerin yaptığı soykırımlar.

Bunları daha sonra ayrıntıları ile anlatacağız.
Tehcir’in (zorunlu göç) bir soykrım olmadığını en iyi bilen millet Ermenilerdir. Buna rağmen tazminat ve toprak peşinde olan ve bu büyük emperyalist yalanı bir geçim kapısı haline getiren Ermeni diyasporasının eli kanlı yöneticileri sürekli yalan propogandalarla parlementoları kendilerine alet etme çabalarına devam etmektedirler.
Ermeni+Suryani+Yunan gençlerini Türk gençlerine düşman ederek Avustralya’nın bile düzenini bozmayı göze alan bu insanlık düşmanları, 2015’e yaklaşırken dozlarını arttırmaya devam etmektedirler.
Avustralya Türk toplumuna verilen mesaj “siz merak etmeyin, Ermeni soykırımı konusu Avustralya’da Federal Parlemento düzeyine gelmez” şeklinde olurken, Ermeni, Suryani ve Yunan kökenli eyalet ve federal milletvekilleri ve işbirlikçileri tüm güçleri ile diğer milletvekilerinin akıllarını çelmeye çalışmaktadırlar.
Hedef 24 Nisan 2015’te Avustralya Federal Parlementosu’ndan sözde “Ermeni+Suryani+Yunan soykırımları” önergesini geçirmek…
Bu aşamada NSW Türk toplumu liderlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Dernek üyelerimizi ve toplum bireylerimizi konudan haberdar ederek, konuyu sıcak tutarak ve sözde soykırım yalanlarıyla mucadele eden etkinliklere katılarak…

Saygılarımızla,
TALAT PAŞA KOMİTESİ – Avustralya Temsilciliği

ARMENIAN GENOCIDE IS AN INTERNATIONAL LIE

main-left-ataturk-en

ERMENİ SOYKIRIMI ULUSLARARASI BİR YALANDIR

main-left-ataturk

^
Seo wordpress plugin by www.seowizard.org.